Kahve çıkışı yorgun,
yürüyorduk Aydoğdu'da, raylara yakın
Köpekler havlıyordu dayı
uzaktan, ama kafamız kıyak
Neşeliydik, damarlarımızda
gümbür gümbür akan kan
Nereden nasıl çıktı
karşımıza, bilemedik körolası İshak
Avenesi yanında, Yarımağız
Cengiz, Erol ve Mito
"Sakın", dedi
Musa "bulaşmak yok, dayının emri, sakın!"
Dayanamadı yine de,
bilirsin dayı, delidoludur Osman
Bastı kalayı, tutamadık ne
yaptıksa, atıldı üstüne İshak'ın
Yumruk yumruktu, tokat
tokat, kavga küfürdü ağız dolusu
Ad aldığıydı da Musa,
sanki yarılmış bir denizin ortası
Birden parladı sustalı,
kalleş İshak, nasıl da uzadı o kısa kolu
Koşarak kaçtı avene kestirmeden, Musa kan
içinde yere yığıldı
Topal olayı eksik anlattı,
ya unuttu tümden, ya şaşırdı
Bizden başka kimse görmedi çünkü o bir anda çıkan kamayı
Doğrudur, raylara yakın
karşılaştık İshak'la, ama bunun öncesi de vardı
Kılıç atarken kahvede, İshak
avenesiyle gelip alayımıza tehdidi bastı
Sabretti Musa, sustu,
yüzüne bakmadı deyyusun, kaş bile kaldırmadı
Diş sıktı, aldırmadı,
girdi de araya Kahveci Ali aldı götürdü, uzaklaştırdı
Oturduk beş-altı parti
daha, yanık oynadık, kılıç attık, arada kafayı bulduk
Planladılar belki orada
yolumuzu kesmeyi, o kadarını bilmiyorum artık
Doğrudur, raylara yakın
rastlaştık, sayıca çoklardı, onlar dağsa biz tepe
Doğrudur, duramadı Osman,
bilirsin hepimizden genç, hepimizden körpe
Kanı bir anda kaynadı,
tutamadık, atıldı üstlerine, kavga dayı böyle başladı