Seçenekler
de vakit kadar bol
Birçok öğrenci bu boşluğu ailesinin, okulunun
ya da yakın çevresinin düzenlediği çeşitli aktivitelerle dolduracaktır: Ya
ailenin çıkıp geldiği topraklara sıla-i rahim ziyaretinde bulunacak, böylelikle
memleket ahvalini daha yakından tanıma fırsatı edinecek; ya da yine ailenin
medar-ı maişet derdiyle kopup geldiği topraklara olan özlemini dindirme
girişiminde onlarla birlikte aynı sızının kendisine değen yanlarını
keşfedecektir.
Bazı öğrenciler okul sonrası düzenlenen
çeşitli kurslarla okulda edindiği bilgileri takviye etmeye gayret edecek, büyük
bir çoğunluk ise yazları açılmaya başlayan dini kurslarda hem Kur'an-ı Kerim
okumayı hem de dini bilgilerini geliştirmeyi hedefleyecektir.
Gurbette okuyan öğrenciler -ki genelde
üniversiteli ya da liselidirler- için ise tatiller aileleriyle hasret
gidermenin belki de en önemli vesilesidir. Ailelerine, çocukluk arkadaşlarına
kavuşan bu gençlerin ne sevinçlerine ne de yapmayı tahayyül ettiklerine bir
sınır çizmek ise elbette mümkün değildir.
En zorlusu tatilde bile çalışmak!
Bir de elbette yaz tatillerinin boşluğunu
seyyar satıcılık, tezgahtarlık, garsonluk, amelelik vb. bazı gelip geçici
işlerde çalışarak geçirmek zorunda olanlar vardır. En zorlusu da bu olsa
gerektir: Kışları okul okumak, yazları ise okul için harçlık kazanmak gayesiyle
çalışmak zorunda olmak! Yazı özgürlük olarak kavramayacaktır elbette bu
gençler.
Bütün bir yaz boşluğunu ne memleket ziyareti
ne takviye kurslara katılma ne ailesiyle birlikte vakit geçirme ne de çalışma
mecburiyetiyle geçirmeyecek olanlar da vardır elbette. Bunların büyük bir
çoğunluğunun bütün bir yazı ailelerinden gizli saklı bilgisayar ve internet
oyunlarıyla geçireceklerini ya da arkadaşlarıyla birlikte düzenleyecekleri bazı
aktivitelerle dolduracaklarını varsaymak mümkün.
Rutin
dışına çıkmayı öğrenin!
Bütün bu ihtimaller ve varsayımlar arasında
yine de yaz tatilinin öğrenciler için belli bir rutinin dışına çıkma
özgürlüğünü sağladığını vurgulamalıyız. Bu rutin dışılık, haftanın beş günü
okula gitme, diğer zamanları da ders çalışma ve ödev hazırlama ile geçirme
zorunluluğundan kurtuluşu getiriyor elbette. Gelişim çağlarında kendilerine
ayıracakları vakitleri artıran bu rutin dışılığı nasıl değerlendirecekleri
konusunda onlara yardımcı olacak ebeveynleri ya da başka rehberleri de
olacaktır muhakkak öğrencilerin. Fakat bir insan için en iyi rehberin hemen her
zaman en yakın arkadaşları olduğunu da unutmamalı. Arkadaşlıklarını çoğaltan,
zenginleştiren gençler elbette bu tatillerden en fazla kârı da elde etmiş
olacaklardır. Bu kârın gerçek bir kazanım olması ise kurulacak arkadaşlıkların
doğruluk ve sağlamlık ölçütlerine bağlı kalacaktır. Arkadaşlık etmek kadar,
hangi amaçla arkadaşlık edildiğinin de önemi böylelikle daha iyi kavranacaktır.
Çocukluğun, öğrenciliğin, gençliğin mutena
zamanlarıdır yaz ve elbette onun tatili, boşluğu. Onlara bu tatili nasıl
geçirmeleri gerektiğini anlatan, öğütleyen büyüklerin göz ardı etmemeleri
gereken şey, sadece kendi geçmiş zamanları, geçmiş tecrübeleri, geçmiş
düşünceleri değildir bu sebeple.
Gelin tanış olalım!
Gençlerin yaz tatillerini farklı meslek
gruplarından insanlarla tanışıklıklarını geliştirmek için bir fırsat
addetmeleri de mümkün ve hatta gerekli. Sanayici olarak tanıştıkları
ağabeylerin onların atölyelerinde ya da fabrikalarında ham maddenin nasıl şekil
aldığını görecekler çünkü ya da bir terzi tanıdıkları olursa onun ısmarladığı
çayın yanında, el maharetiyle kesilen kumaşın nasıl insan bedenine en uygun
şekilde dikildiğini...
Mimar ya da mühendis tanıdıkları sayesinde
masalar üzerine serilen aydıngerlerin birer binaya dönüşeceğine şahit
olacaklar. Müşteriye kitap satmaktan çok insan yetiştirme gayreti olan kitabevi
sahipleriyle tanışmanın lezzetini tadacaklar. Yahut tanıdıkları kişi bir
avukatsa, gerçekten yaşanmış birçok insan dramını dinleyecek, birçok tecrübeyi
bizzat yaşamaya gerek kalmadan öğrenecekler.
Başları sıkıştığında uğrayabilecek mekanlar
ve dostlar da edinmeliler elbette. Her biri ayrı bir bilgedir dostların, yeter
ki yaşadıklarını paylaşacak yakınlık kurulabilsin her biriyle. Yazarlardan,
aydınlardan, gazetecilerden daha çok hayat tecrübeleri vardır birçok insanın ve
inanın onlar birçok yazardan, hocaefendiden, entelektüelden daha çok hayata
tutunmayı sağlayan, kibirden uzak, en içten addedilebilecek öğütleri verir!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder