3 Mayıs 2023 Çarşamba

Bir kötülük öğretmeni

 Yirminci yüzyılın iki büyük siyaset filozofu arasında addedilir Leo Strauss (diğeri Carl Schmitt'tir elbette.) Kendi siyaset felsefesini pozitivizm ve tarihselciliğin aynı anda eleştirisine dayandıran Strauss için siyaset felsefesi siyasi şeylerin evrensel doğasını araştırdığı için tarihsel, en iyi ve doğru siyasi yönetimin ölçütünü aradığı için de değerden bağımsız olamaz. Siyasi düşünce ile siyaset felsefesini birbirinden ayırt eden Strauss, "siyasi düşünce" terimi ile siyasi açıdan önemli bir zihni imaj, kavram, tür ya da siyasetin temelleri hakkında düşünürken zihinde bulunan herhangi bir şeyin anlaşılabileceğini kasteder. Strauss'un nitelemesiyle her siyaset felsefesi bir siyasi düşünce iken her siyasi düşünce siyaset felsefesi sayılmamalıdır. Siyaset felsefesini sadece siyasi düşünceden değil, siyaset teolojisinden de ayırt eden Strauss aynı şekilde siyaset felsefesi tarihini yorumlayarak ortaçağın ortalarına kadar gelişen klasik siyaset felsefesi ile modern siyaset felsefesini kesin çizgilerle birbirinden ayırır. Modern siyaset felsefesinin kurucusunun Machiavelli olduğunu belirten Strauss onun siyaset felsefesi geleneğinden kopmaya çalıştığını ve koptuğunu iddia eder. Siyaset felsefesinin ilk modernleşme dalgasını bu kopuş ve devamındaki dalgayla ilişkilendiren Strauss, Machiavelli'nin sadece siyaset felsefesinin özünü değil, ayrıca onun tavrını da köklü bir biçimde değiştirdiğine dikkat çekerek onun mücadelesinin propagandist özelliğinin göz önünde bulundurulmasının doğru olacağını vurgular.

Derin hakikat

Machiavelli Üzerine Düşünceler adıyla Türkçeleştirilen eserinde "Machiavelli antik dönem yazarlarının üstü örtük olarak ya da her tür tiksinti emaresiyle öğrettiği yoz bir öğretiyi açıkça ve muzaffer bir dille ileri sürmüştür. Antik yazarların karakterlerinin ağzından dile getirdiği sarsıcı şeyleri o kendi adını kullanarak dile getirmiştir. Sadece Machiavelli kötülük öğretisini bir kitapta ve kendi adını kullanarak ifade etme cesareti göstermiştir" ifadelerini kullanan Strauss, Machiavelli'yi "bir kötülük öğretmeni" olarak niteleyen görüşe meyilli olduğunu kitabının ilk cümlesinde ifade ederek "insan kendisini Machiavelli'nin etkisinden kurtaramadığı sürece onun düşüncesinin asıl karakterini göremez... Onun öğretisini şeytani, kendisini de şeytan olarak görmek zorunda kalsak bile, ki tam da bu nedenle, şeytanın düşmüş bir melek olduğun söyleyen derin teolojik hakikati aklımızdan çıkarmamalıyız" der.

Chicago Üniversitesi'nde verdiği dört konferansın genişletilmiş halini içeren kitabında Leo Strauss, Machiavelli'nin öğretisinin dindışı ve gayrı ahlaki olduğunu tereddüt etmeden ileri sürüyor ve bunun tam tersini iddia eden akademisyenlerin gösterdiği kanıtları yorumlama biçimlerini sorguluyor. Leo Strauss'a göre "Bu akademisyenler, Machiavelli'nin dinle ilgili yargısını, keza ahlakla ilgili yargısını yanlış yorumluyorlar, çünkü onlar Machiavelli'nin öğrencileri... Onun düşüncesinin kötücül karakterini görmüyorlar çünkü onlar Machiavellici geleneğin mirasçıları; çünkü onlar ya da onların öğretmenlerinin unutulmuş öğretmenleri Machiavelli tarafından yozlaştırılmışlar."

Birçok gazeteci ve politik yorumcunun Amerikan yeni muhafazakarlığına entelektüel ata olarak Leo Strauss'u gösterdiğine dikkat çekmeliyiz. Modern siyaset felsefesine karşı klasik siyaset felsefesini yeğleyen Leo Strauss'un Machiavelli hakkındaki düşüncelerinin bir bakıma onun modern siyaset felsefesi hakkındaki eleştirel düşünceleriyle de paralel olduğunu görmek gerekiyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder